İçeriğe atla
KOKOMAKOKOMA
Peptitlerin Cildinizde Neler Başarabileceğini Birlikte Keşfediyoruz

Peptitlerin Cildinizde Neler Başarabileceğini Birlikte Keşfediyoruz

Son zamanlarda sıklıkla adını duyduğumuz peptitler cilt bakımında giderek daha fazla dikkat çeken bir role sahip olmaya başladılar. Peki ya peptitleri cilt bakımında bu kadar özel kılan şey nedir? Bu yazıda peptitleri keşfedecek ve birden fazla cilt sorunu için peptitlerin gücünden nasıl faydalanabileceğimizi öğreneceğiz.

Öncelikle peptit nedir ve cilt bakımında ne işe yarar?

Peptitler kısa amino asit zincirlerinden oluşan proteinlerin yapı taşlarıdır. Cilt bakımında ürün içerisinde formüle dahil edildiklerinde birden farklı rol üstlenen birden fazla peptit çeşidi vardır, bu yüzden peptitleri büyük bir aile olarak düşünebilirsiniz. Bu ailede her bir bireyin rolü farklıdır ve tek başlarına formülde kullanılabilecekleri gibi birlikte de kullanılabilirler, böylece cilde birden fazla fayda sağlayabilirler.

Peptitlerin çeşitlerine geçmeden önce onları görevlerine göre gruplamak daha doğru olacaktır. Bu anlamda peptitler genel olarak üç ayrı kategoriye ayrılırlar; sinyal peptiler, nöropeptitler ve taşıyıcı peptitler.

Sinyal peptitler: cildin daha fazla kolajen ve elastin üretmesi için fibroblastlara sinyal gönderirler, bu yüzden olanları cildimiz için kolajeni ve elastini arttıran ufak mesaj taşıyıcı ajanlar olarak düşünebiliriz.

Nöropeptitler: sinirlerden cilt kaslarına iletilen sinyal akışını bozarak, kasların minik hareketlerini yavaşlatmaya yardımcı olur. Bu peptit çeşitlerini kaslar üzerindeki etkileri nedeniyle botoks etkili peptit olarak da sıkça duymuşsunuzdur.

Taşıyıcı peptitler: yara iyileşmesinde aktif rol üstlenen kolajen üretimini tıpkı sinyal peptitler gibi arttıtırlar ama bunu gerçekleştirme mekanizmaları sinyal peptitlerden farklıdır. Cildin daha fazla kolajen üretmesi mesajını iletmek yerine cilde bakır gibi aktif içerikleri taşır ve stabile eder, böylece cildin iyileşme sürecini hızlandırırlar.

Ayrıca cildin bariyerini güçlendirerek nem tutma kapasitesini arttıran ve çevresel etkileri en aza indirgeyen peptitler çeşitleri de yer almaktadır.

Rutine peptitleri kolayca dahil edebilirsiniz!

Kimler için? Özetle kırışıklık görünümünü azaltmak, cildin dayanıklılığını ve nem kapasitesinin arttırmak için cilt bakımında peptitlerden faydalanabiliriz. Peptitler tüm cilt tipleri ile uyumlu olabilmelerinin yanı sıra rutine dahil etmede net bir yaş aralığı bulunmamaktadır. Böylece cildinizin ihtiyacı doğrultusunda peptit kullanımına başlayabilirsiniz.

Öte yandan bir çok aktif bileşenle uyumlu çalışırlar böylece rutine kolayca dahil edilebilirler.

Peptitlerin gücünden en yüksek oranda faydalanmak

Peptitler formüllerde diğer aktiflerle birlikte kullanıldıklarında çok yönlü bakım sunarak cilde birden fazla fayda sağlayabilirler. Öte yandan formülde birden fazla peptit çeşide de rahatlıkla kullanılabilir ve yine ürün geniş bir fayda yelpazesine sahip olabilir.

Hem kullandığı farklı çeşit peptitlerle, hem de peptitleri anti-aging bakımında altın standart olarak kabul gören Retinol ile buluşturan Derma Peptide Retinol serum yaşlanma belirtilerine bir çözüm arayanların, öte yandan leke, akne ve geniş gözenek gibi cilt durumlarına etki eden başarılı bir formüle sahip.

Peptit kokteyli olarak da nitelendirebileceğimiz bu serum yukarıda bahsettiğimiz farklı peptit gruplarından yararlanırken, formülünde Retinol, Bakuchiol ve Niasinamid gibi aktifleri, ayrıca cildi onaran ve yatıştıran Cica, yeşil çay, papatya özü gibi bileşenleri nem çeken ve koruyan içeriklerle birleştiriyor.

Şimdi gelin Resh Lab Derma Peptide Retinol serumun formülünde yer alan farklı peptit çeşitlerine ve özelliklerine yakından bakalım.

Kırışıklıklara etki eden, böylece daha genç görünen bir cilde kavuşmada yardımcı olan  peptitlerin buluşması:

Palmitoyl Oligopeptide; cildin canlı tabakası olan orta katmanında (dermis) bulunan kolajen ve elastinin daha fazla üretilmesini teşvik eder,

Palmitoyl Tetrapeptide-7; ciltte enflamasyona sebep olan molekülü baskılayarak kolajenlerin hasar görmesini önler,

Palmitoyl Pentapeptide-4; kolajen üretimini arttırmaya yardımcı olarak hem kırışıklıklar hem de cilt dokusunun iyileşmesi konusunda etki eder,

Copper Tripeptide-1; cildin pürüzlü görünmesine sebebiyet veren doku hasarını azaltmaya ve kolajen ile elastin üretimini normalleştirmeye yardımcı olur,

Oligopeptide-32; fazla sebum üretimini kontrol altına alır ve cildin nem kapasitesini arttırır,

Oligopeptide-29; antioksidan görevi görür, çevresel faktörlere karşı cildi koruyarak kolajen yıkımının önüne geçer,

Acetyl Hexapeptide-8; meşhur ‘botoks etkili peptit’ olarak bilinen bu peptit sinirlerden kaslara iletilen akışı bozarak kışırıklıkların daha az belirgin olmasına etki eder.

Böylece farklı peptit çeşitleri formülde kolajen ve elastin üretimi üzerinde beraber çalışılırken aynı zamanda kolajen yıkımını azaltmaya, cildi korumaya ve cildi doğal dengesine kavuşturmaya etkili şekilde yardımcı olur.

Peptit kokteyli olarak adlandırdığımız Derma Peptide Retinol serum, bir çok cilt problemine tek bir çözüm getirmek üzere özel olarak formüle edildiği için; Retinol, onun doğadaki eşleniği Bakuchiol ve Niasinamid gibi aktifleri formülünde birleştirmiştir.

Cilt bakımınızda temizlik adımından sonra kuru cilde, ürünün bir retinol ürünü olduğunu unutmayarak, mercimek tanesi büyüklüğünde, göz çevresine gelmeyecek şekilde uygulayın ve ardından nemlendirici ile devam edin. Sabahında mutlaka en az 30 SPF ve UVA korumalı bir güneş koruyucu tercih ederek, düzenli kullanımda bir çok cilt probleminize çözüm sunmada size yardımcı olacaktır.

Ve tabi ki içeriğindeki aktif içerik Retinol’den ötürü cilt ürüne yavaş yavaş alıştırılarak başlanmalıdır. Öncelikle haftada bir kere ile başlayın ve dozajı cildin tolerasyonuna göre yavaşça arttırın.

 Hamile ve emzirenlerin kullanımına uygun değildir.

 

Sepet 0

Sepetinizde hiç ürün yok.

Alışverişe Başla